Katalonya Rehberi


İspanya’nın kuzeydoğusunda, Barselona’nın merkezinde bulunduğu bölgeye Katalonya deniyor. Bölgenin hemen güneyindeki Valencia ile Mallorca, Menorca ve İbiza‘nın oluşturduğu Balearic Adaları’nda da Katalan etkisi fazla olmasına, resmi diller arasında Fransızca-İspanyolca karışımı Katalanca olmasına rağmen Katalonya’nın içinde sayılmıyorlar. İspanya’nın haricinde ayrı bir bayrakları olan, günlük yaşamda son derece liberal ancak politik anlamda bir o kadar milliyetçi halkıyla kendine özgü bir bölge burası. Fransa’nın İspanya sınırındaki bazı kasabaları da Katalonya etkisi altında bulunuyor, bir gün İspanya’dan bağımsızlıklarını alırlarsa Fransa’dan bir parçanın da yeni oluşacak ülkeye katılması düşünülüyor. Peki Katalonya neden bu kadar bağımsızlık istiyor diye sorarsanız, önce tarihini kısaca özetlemem gerekecek.

Katalunya

Montserrat

Katalonya’nın kökenleri 988 yılına kadar uzanıyor. O yıllarda Barselona Kontluğu olarak varlığını sürdüren bölge, 12. yılında Aragon Krallığı ile birleştikten sonra güçlü bir deniz kuvveti haline gelip ününü hızla arttırmış. 15. yüzyılda Aragon Kralı Ferdinand ile Castile Kraliçesi Isabella evlendiğinde de bu iki krallık birleşip bugünün İspanyasının temellerini atmış. İlerleyen yüzyıllarda kimliklerini yavaş yavaş kaybeden Katalanlar, aynı zamanda coğrafi konumunun getirdiği dezavantajla sürekli Fransa ve İspanya arasındaki toprak savaşlarının merkezinde yer almış. Durum uzun bir süre bu şekilde giderken 20. yüzyıl başlarında Katalanlar kültür ve miraslarını yeniden yaşatma adına yeni bir akım başlatmış. Yok olma tehlikesiyle başbaşa kalan Katalan dili daha sık kullanılır olmuş, Katalan bayrakları süslemiş tüm şehirleri ve bağımsızlık kelimesi dillerden düşmemiş. Bu akım başarılı olmuş ki 1931’de İspanya’da Cumhuriyetin ilanının ardından Katalonya bölgesine özerklik verilmiş. Ancak o yıllarda tüm Avrupa’yı etkisi altına alan faşizm İspanya’yı da pas geçmiyor ve 1936 yılında üç yıl sürecek İspanya İç Savaşı patlak veriyor. Bu savaş sırasında Franco diktatörlüğü altında büyük zülum çekmiş bölge. Sonunda Franco’nun galip gelmesiyle birlikte Katalonya on yıllarca sürecek büyük bir baskı rejimi altına girmiş. Özerlik kaldırılmış, Katalan milliyetçiliği yasaklanmış ve Katalanca dili kullanımdan kaldırılmış.

Katalunya

Katalonya için bağımsızlık yürüyüşü

Franco’nun ardından gelen dönem modern Katalonya’nın ve şu an bildiğimiz haliyle Barselona’nın doğuşuna yol açıyor. İspanya’nın 1975-1982 arası demokrasiye geçişi ile tekrar kazandığı haklar sayesinde bölge hızla zenginleşiyor ve 1992 Olimpiyatları’nın Barselona’da düzenlemesi sonrası turizm alanında da büyük sıçrama yapıyor. Şu anda 1,6 milyonluk bir nüfusa 32 milyon turist çeken, tam bir cazibe merkezi olan Barselona ekonomik krizle sarsılan İspanya’yı da ayakta tutan şehirlerden. Durum tersine dönünce şu anda Barselona’da birçok kişinin hemfikir olduğu bir konu varsa, o da İspanya’ya verdiklerinden daha azını geri aldıkları. Finansal olarak güçlenen bölgenin sesi de daha gür çıkmaya başlamış haliyle. Daha geçen yıl Katalonya parlamentosunda bağımısızlığın referanduma götürülmesi kararı alındı, buna göre Eylül 2017’de halk sandıklara gidip ayrı bir devlet olmayı isteyip istemedikleri konusunda görüş bildirecekler. Eğer buradan evet kararı çıkarsa İspanya’nın yaklaşımı ne olur, bilinmez tabi ancak şu bir gerçek ki Katalonya bağımsızlığına son yüzyıllardır hiç bu kadar yaklaşmamıştı.

Katalunya

Costa Dorada

Tabi Katalonya’nın tarihsel önemi bir yana sunduğu o kadar şey var ki. Öncelikle kültürü ve yaşam tarzıyla gezmeyi gelen herkesi kendine hayran bırakıyor. Avrupa’nın özgürlükler ülkesi Hollanda derler ancak ben Barselona kadar özgür bir yerle karşılaşmadım. Bol güneşli ikliminin yaydığı pozitif enerji ve yeme içme kültürünün zenginliği de katılırsa hesaba, bir insanın burada yaşamak istememesi için hiç bir sebep yok. Ancak tabi Katalonya Barselona’dan ibaret değil. Zaten Barselona hakkında sayfalarca yazmıştım, bu yazımda ise daha çok Barselona dışındaki kasabalardan ve sahillerden bahsedeceğim. Şehre gelen bir çok turist sadece 1-2 saat uzaklıktaki bu cennet mekanların farkında bile değil. Barselona’da yaşadığım dönemde bir fırsatını buldukça haftasonuna denk getirip araba kiralar ve keşfetmeye çıkardık yakınlardaki yerleri. Size bu küçük gezilerim sonucunda en beğendiğim yerleri listelemek istedim.

Aşağıdaki haritada Katalonya’nın tüm önemli şehir ve kasabalarını işaretli bulabilirsiniz. Araba kiralayıp yol gezisi yapmak isteyenler, haritadan faydalanıp tahmini bir rota oluşturabilirler. Zaten en güzeli de araba kiralayarak oluyor. Aynı zamanda plaj tutkunları için haritada kuzey tarafındaki Costa Brava ve güneyde kalan Costa Dorada sahillerinin en güzel plajlarını da işaretledim. Zamanınız varsa uçtan uca tüm plajlarda küçük molalar verip unutulmayacak bir tatil yapabilirsiniz 🙂

*NOT: Resimlerin bir kısmı internetten alıntıdır.

TOSSA DE MAR

Deniz kıyısında kurdele gibi yükselen bir hisar ve hisarın hemen dibindeki şahane plajıyla ilk görüşte sevilecek bir yer Tossa de Mar. Genellikle çevre şehirlerden tekne turları düzenleniyor, oldukça turistik bir yer ancak ününü sonuna kadar hakediyor. Sadece plajlarında güneşlenerek tüm günü geçirmek için bile ideal bir yer, yürüyüş sevenler de çok iyi korunmuş Orta Çağ’dan kalma kaleleri ve binaları ziyaret edebilir. Tossa de Mar’ın yakınında Lloret de Mar isimli başka bir kasaba bulunuyor, burası uzun kumlu plajlarıyla oteller bölgesi. Eğer yakınlarda kalacak yer arıyorsanız iyi bir tercih olabilir.

Katalunya

Tossa de Mar

GIRONA

İspanya’nın Floransa’sı olarak bilinen Girona, Barselona dışında da Katalonya’nın en göze hitap eden şehri. 2000 yıldan uzun köklü bir tarihi olan şehir öyle güzel korunmuş ki sokaklarında yürürken geçmişe yolculuk ediyorsunuz. 86 basamaklı görkemli merdivenlerin çıktığı Girona Katedrali tarihi şehrin merkezinde yer alıyor. Katedrale etrafındaki sokaklarda rastgele yürüyüş yapıp sokak aralarında saklanmış küçücük kafelerde mola vermenizi tavsiye ederim. Ancak Girona’ya otobüsler dolusu turist gelmesine sebep olan ve kartpostalları süsleyen asıl görüntüsü Onyar Nehri’nin kıyısında içiçe geçmiş tetris blokları gibi dizilen rengarenk evleri. Karşı kıyıdaki parkta yürürken eminim çok etkileneceksiniz.

Katalunya

Onyar Nehri

Birçok kişi Girona’da bir gece konaklayıp yola devam ediyor. Gündüz vakti şehri dolduran kalabalıklar ayrılınca tarihi şehirde gezmesi, hele bir de yaz vaktiyse, restaurantların dışarıda tarihi sokak lambalarının loş ışıklarıyla aydınlattığı masalarında oturup, yerel lezzetleri dünyaca ünlü Katalonya şaraplarıyla birlikte tadarak zaman geçirmesi pek bir harika oluyor.

Bu arada Girona bisiklet tutkunları için de önemli bir nokta. Şehrin etrafındaki bisiklet parkurları sadece halktan bisiklet meraklılarının değil, profesyonel sporcuların da ilgisini çekmiş ki bazı önemli isimler yarış sezonları öncesi Girona’da yaşayıp yoğun antreman programı içine girerlermiş. Lance Armstrong desem herhalde tanıyanınız vardır 🙂 Kısacası Katalonya’da pedallamayı düşünüyorsanız, Girona’ya da uğramadan etmeyin.

FIGUERES

Figueres eşittir Salvador Dali. Tüm turistler bu şehri onun sayesinde tanıyor. Ünlü sürrealist sanatçının doğduğu yer olması bir yana, tamamen kendi tasarladığı Dali Müzesi’ne de ev sahipliği yapıyor Figueres. Şehrin ortasında tepesi dev yumurtalarla çevrili kırmızı cephesiyle zaten hemen dikkat çekmeyi başaran müzenin içinde de birbirinden ilginç eserler var. İster Barselona’dan kalkan tur gruplarından birine katılın, ister tek başınıza gidin, ancak buraya mutlaka uğrayın. Müze için Salvador Dali şöyle demiş: “Müzemin tek bir blok, bir labirent, dev bir sürreal obje olmasını istiyorum. Tamamen tiyatrovari bir müze olacak. Görmeye gelen insanlar bir tiyatral rüyadan çıkmış gibi hissederek ayrılacak” Gerçekten de bir rüyanın içindeymiş gibi hissettiren, hayalgücünün sınırlarını zorlayan eserle dolu bir yer burası. Görüp görebileceğiniz en farklı müzelerden biri olacağını garanti edebilirim. Bu arada Dali’nin mezarı da müzenin içinde bulunuyor, müzenin ne kadar anlam ifade ettiği çok açık.

Katalunya

Dali Müzesi

CADAQUÉS

Barselona’dan 170 km kuzeyde Fransa sınırına çok yakın bir yarımadanın ucunda yer alan Cadaqués, 3000 kişilik küçük nüfusuna rağmen büyük üne sahip bir sahil kasabası. Sanatla içiçe olan bu kasabanın bembeyaz evlerinin büyük kısmı sanat galerisi olarak hizmet veriyor, Salvador Dali de ömrünün bir kısmını burada geçirmiş. Yaşadığı ev şu anda müze olarak halka açılmış durumda, biletler hızla tükeniyor ancak yer bulabilirseniz gidin. Sahilde ise yaz aylarında güneşlenmek isteyenler için uygun yerler var. Cadaqués Katalonya’nın kuzeyinde yolculuk ederken vereceğiniz molalardan biri olsun.

Katalunya

Cadaqués

BESALÚ

Katalonya sadece deniz kıyısına sıralanmış kasaba ve plajlardan ibaret değil, içerlere doğru girince yemyeşil tepeleri ve vadileriyle mühteşem bir doğa ve doğayla içiçe geçmiş birbirinden güzel tarihi kasabalar buluyorsunuz. Tüm Barselonalıların bana hayranlıkla anlattığı bir yerdi Besalú. Orta Çağ’dan kalma yapıları çevreleyen tarihi sokaklarında saatlerce yürüyüp kartpostallık fotoğraflar çekin. Eski hamamları bir yana, 10. yüzyıldan kalma Sant Pere Manastırı, Santa-Maria Kilisesi ve 800 yıllık Sant Vicenç Kilisesi zamana meydan okuyorlar. 11. yüzyılda inşa edilen Pont Vell (Eski Köprü) ise Besalú deyince akla ilk gelen simgelerden. Kısaca Katalonya’nın derinliklerinde, deniz kum güneş üçlüsü dışında farklı bir deneyim yaşamak istiyorsanız Besalú size göre. Ünlü Katalonya şaraplarının da en güzel örneklerini bu civarda tadabilirsiniz. Bulabildiğiniz en eski görünümlü, İngilizce menüsü bile olmayan bir restaurantın içine girin ve yemek seçimini tamamen onlara bırakıp gerçek bir Katalonya mutfağı deneyimi yaşayın 🙂

Katalunya

Pont Vell (Eski Köprü)

>>>Katalonya’nın güney şehirleri ve sürpriz bir lokasyon için bir sonraki sayfaya göz atın..


You may also like...

2 Responses

  1. Avrupada Yasam says:

    Bizde bu yaz Barcelona ve Granada ya gidelim diye dusunuyoduk. Esimle izinlerimiz denk gelmedi . Sadece 1 haftamiz var. Nasipse sonra gidecez. Barcelona ile Granada arasi hizli tren veya otobus isliyor mu?

    • Bekran says:

      Barselona-Granada arası en çabuk hızlı trenle Malaga’ya (5,5 saat), oradan da 1,5 saatlik başka bir tren yolculuğu yaparak toplam 7 saatte ulaşabilirsiniz. İki şehir arası direk hızlı tren yok maalesef. Otobüs ise 12 saatten aşağı sürmez. Bence en iyisi Barcelona’dan ucuz bir uçuş ayarlayıp gidin.

Yorum yazın