Beklenen gün geldi çattı. Bir haftadır eksikleri tamamlama, çanta hazırlama ve partiler derken çok hareketli, yorucu ama bir o kadar da güzel zaman geçirdim. Bu son haftada beni yalnız bırakmayan, bana destek veren aileme ve dostlarıma çok teşekkür ederim. Sizler olmasanız dünya turum bir plan olarak kalmaktan öteye gidemezdi, yola çıkacak azmi ve enerjiyi asla bulamazdım, sizler bu turu olduğundan çok daha anlamlı hale getirdiniz. Sağolun…
Şu anda tüm hazırlıklar bitti, çanta hazırlandı, bilgisayara 8 ay yetecek kadar film ve dizi yüklendi (her ne kadar izleyecek vakit bulamayacağımı düşünsem de
), artık ailemle beraber gece saat 1:10′daki uçuşumu bekliyorum. Bir sonraki yazım Nepal’in başkenti Katmandu’dan gelecek.
Ünlü yazar Mark Twain zamanında şöyle demiş: “20 yıl sonra yaptıklarından ziyade yapmadıklarından dolayı hayal kırıklığına düşeceksin, bu yüzden güvenli limanlardan demir al, hayal et, araştır, keşfet.” Ve ben de 8 aylık kendi maceramı yaşamak, dünyayı tanımak üzere Himalayalar’ın eteğine doğru demir alıyorum. Hoşçakalın…
P.S.: Katmandu demişken yol şarkısı olarak Bob Seger’ın aynı isimli şarkısını koymasam olmazdı. Son hafta boyunca kaç kez dinledim bilmiyorum, umarım siz de beğenirsiniz
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
Böylesine uzun bir yolculuk için oldukça küçük bir çanta aldığımı yazmıştım. Bunun başlıca sebebi çantamı kabin bagajı olarak yanıma alabilmekti, böylece havaalanlarında büyük zaman tasarrufu etmekle kalmayacağım, ucuz havayollarının hiç de az olmayan bagaj ücretlerinden de kurtulacağım. En güzeli de gittiğim her yerde hafif bi çantayla dilediğimce dolaşabilmenin keyfi olsa gerek. Sonuçta işimi görebilecek bir çanta olarak olarak Karrimor’un Lynx 40-50 modelini seçtim. Ekstra cepleri, sağlamlığı, kendinden gelen yağmurluğu ve son derece rahat sırt desteği ile beklentilerimi tamamen karşıladı diyebilirim. Yalnız içi doğal olarak 8 aylık bir yolculuğa yetecek eşyayı alabilecek kadar büyük olmadığı için (dünya turu yapanlar genelde 2 katı büyük hacme sahip 80 litrelik sırtçantaları artı 30 litrelik günlük çantalarıyla gezerler ve hala az eşya aldıklarından yakınırlar), ben de alacağım eşyalarımı çantaya göre seçmeye karar verdim.
Yola çıkmaya 1 haftadan az kaldı ve tüm hazırlıklar tamam sayılır. Yazacak çok bir şey yok, bu bir haftayı sevdiklerimle geçirmeye ayırdım ve artık son günlerin tadını çıkartmaya bakıyorum. Sadece listemdeki eksik kalan bir iki outdoor malzemesine bakmak için Forum İstanbul’daki Decathlon’a gideceğim. Fransız markası olan Decathlon’un Avrupa’daki devasa mağazalarında onlarca çeşit spor dalı için istemediğiniz kadar çeşit ürünü çok uygun fiyatlara bulabilirsiniz. Ve bu marka kısa zaman önce Türkiye’ye gelmiş, ben de yarın ziyaret etmeyi planlıyorum. Benimle ilgisi olsun olmasın tüm spor dalları için bütün ürünleri iyice inceleyeceğim, uygun fiyatlı ve kullanışlı ürünlere denk gelirsem sitede paylaşırım. Eksiklerimi tamamladıktan sonra ise geriye sırtçantamı oluşturmak, onu 10 kg’ı geçmeyecek şekilde nasıl hazırlayacağımı düşünmek kalıyor. Bir kaç güne ekleyeceğim “Sırtçantası” yazımda yanıma yolculuk için neler seçtiğimi tek tek yazacağım.
Gidiş biletimi aldım! Böylece dünya turum planların önüne geçip resmiyetini kazanmış oldu. Sadece tek bir sorun var, o da 1 Ekim yerine 4 Ekim’de yola çıkacak olmam. Havayolu şirketinin 1 Ekim uçuşunun fiyatı anlamsız bir şekilde son iki haftada 200$ artınca ben de düşük fiyatlı olan 3 gün sonraki uçuşa almak zorunda kaldım biletimi. Buna göre 4 Ekim gecesi (3 Ekim’i 4 Ekim’e bağlayan gece) saat 1:10′da Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan 4 saatlik uçuşla Sharjah, BAE’ye uçuyorum, bir saatlik aktarma sonrası bir diğer 4 saatlik uçuşuma yöneliyorum ve öğlen saat 1′de Katmandu, Nepal’deyim. Merak edenler için bilet fiyatı toplam 256$ tuttu. Katmandu’da uygun fiyatlı bir otel buldum, tam şehir merkezinde ve tek kişilik oda fiyatı gecelik 8$, buna kahvaltı ve havaalanı transferi de dahil.
Hindistan Konsolosluğu’na gittim. İnternette okuduğum siteler vizenin çok kolay çıktığını, başvuru formu, otel rezervasyonu ve iki fotoğrafla gidildiğinde aynı gün alınabileceğini yazınca ben de elimi kolumu sallaya sallaya gişe memuruna yürüyüp belgeleri uzattım. İlk olarak gelirimle ilgili belgeleri sordu, yanımda olmadığını söyleyince sanırım oldukça bozuldu ve 6 ay çok girişli yerine 3 ay tek girişli vizeyi layık gördü bana
Gezginler seyahat bütçesi konusunda ikiye ayrılırlar. Bir tarafta önceden yapılan bütçeye inanmayıp oluruna bırakanlar, diğer tarafta herşeyi kuruşu kuruşuna hesaplayıp seyahatte parası bitmesin diye devamlı hesap kitapla uğraşanlar. Ben önceden bütçe çıkartmayı sevenlerdenim. Eminim yaptığım planlar birbirini tutmayacaktır, tur sırasında bazı şeylerin tahmin ettiğimden daha pahalı ya da daha ucuz (nadiren ucuz çıkar
Evet.. Yolculuğa çıkmaya kaldı 1 ay ya da 30 gün
Farkedenler olmuştur. Kasım’da çıkacağımı yazdığım yolculuğu 1 Ekim olacak şekilde bir ay erken başlatmaya karar verdim. Dönüş tarihim değişmediği için de toplam süre 8 aya çıkmış oldu. Açılan boş günlere görmek istediğim yeni ülkeleri sıkıştırırken, planda varolan bazılarını çıkardım ve belli yerler için gün sayısında düzenlemeler yaptım. Sonuçta bugün itibariyle tam 2 ay kalmış durumda ve planım kesin halini aldı diyebilirim. Artık her geçen gün kendimi yola çıkmaya daha hazır hissediyorum ve yapmam gereken hazırlıkları da tek tek tamamlıyorum.
Çoğu Türk gezmeye Avrupa’dan başlar, genelleme yapacak olursak Avrupa’da turistik olarak gidilen en popüler ülkeler İtalya, Hollanda ve İspanya’dır. İspanya’ya gidenler içinse Barcelona olmazsa olmazdır. Adım başı Türk görürsünüz, özellikle alışveriş merkezlerinde her üç kişiden biri dilimizi konuşur. Her üniversite öğrencisinin hayalidir Barcelona’da Erasmus yapmak, gidenler dönmek istemez, dönenler anlata anlata bitiremez. Bu kadar popüler bir yer hakkında şunu yaptım, şunu gördüm diye yazmak çok birşey ifade etmeyecektir belki, o yüzden ben de belli başlıklar altında iki kez gidişimde deneyimlediğim şeyler hakkında tavsiyeler vereceğim. Tabi aylarca orada yaşamış insanlar kadar engin bilgiye sahip olamam, ama merakım ve yeni şeyler keşfetme arzumla şehir hakkında biraz fikir sahibi olduğumu düşünüyorum