Hakkımda


2015 Mayıs ayında Hürriyet Seyahat ile yaptığım söyleşi:

 

1- Ne zamandan beri seyahat ediyorsunuz? Bugüne kadar kaç ülke gezdiniz?*

İlk seyahatim 7 sene önce 22 yaşımdayken yaptığım trenle Avrupa yolculuğuydu. Bir ay gibi sürede 8 ülke gördüğüm bu gezinin ardından sürekli farklı yerler görme aşkıyla seyahat sıklığımı her geçen sene artırdım ve an itibariyle 63 ülkede toplam 300 şehre ayak basmış bulunmaktayım.

2- Nasıl bir hayatınız var, kendinizden bahseder misiniz?*

[singlepic id=2933 w=250 h=150 float=right]İstanbul’da doktor olarak çalışıyorum, hayatım tamamen bir sonraki iznimde ya da o üç günlük tatilde nereye giderim üzerine kurulu. Çevremde benimle aynı kafa yapısında arkadaşlarım olduğu için her fırsatta yeni bir yere planlar yapıyoruz. Dünyada görülecek ülke kalmayana kadar devam 🙂

Ayrıca spor dolu aktif bir yaşama sahibim. Gittiğim yerlerde macera sporlarına çok önem veriyorum. Fiji’den Hawaii’ye sörf yaptım, Nepal’de 140 metrelik asma köprüden, Yeni Zelanda’da uçaktan paraşütle atladım. Meksika’da dünyanın en büyük köpekbalığı olan balina köpekbalığı ile yanyana yüzdüm ve dünyanın en güzel resiflerinde dalışlar yaptım.

3- Gezilerinizden ilginç anektodlar anlatır mısınız?

[singlepic id=2937 w=200 h=120 float=left]Dünyanın yedi harikasından Machu Picchu hala hayatımda gördüğüm en güzel yer. Tarihi İnka yolunda 3 gün 45km yürüyerek varmıştık Machu Picchu’ya. Tüm gün tamamen sisle kaplı olan antik kenti göremeyeceğiz diye üzülüp daha iyi manzara yakalamak için hemen karşısındaki Wayna Picchu Dağı’na tırmanırken kent yavaşça belirmeye başlamıştı ve tepesine çıktığım an doğaüstü bir şekilde sisin hızla dağılmasıyla tam anlamıyla nefesimi kesen bir manzara çıkmıştı.

[singlepic id=138 w=200 h=120 float=right]Hindistan apayrı bir dünya. Kültür şoku yaşamak için biçilmiş kaftan, sahip olduklarını başka yerde bulmak imkansız. Her yeri güzel ama en çok tarihi şehirlerden Varanasi’nin bin yıldan uzun süredir sönmeyen “Sonsuz Ateş”inde her akşam yakılan insan cesetlerinin o eşsiz seremonileri, yakılamayan çocuk ve rahip gibi kişilerin cesetlerini ise öylece Ganj Nehri’ne bırakmaları, tekne turu yaparken bu cesetlerin hemen yanı başınızda yüzmesi ve bu esnada halkın kahverengi sulu nehirde yıkanması etkilemişti beni. Kesinlikle ayrı bir dünya.

4-  Sizi en çok mutlu eden seyahatiniz hangisi? Neden?

Kesinlikle 2011 yılında sırtçantamı alıp tek başıma çıktığım 8 aylık dünya turum. 6 yıllık yoğun tıp eğitimimin ardından hemen çalışmaya başlamak yerine bu turu yapmıştım ve şu an gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, hayatımda verdiğim en akıllıca karardı. Gelişmiş ülkelerde bunu devlet destekli yapıyor genç yaştaki öğrenciler, ki döndüklerinde ülkeye daha verimli olsunlar. Kişiyi olgunlaştıran, dünya görüşünü artıran ve bir birey olarak hayata okul kitaplarından çok daha hızlı hazırlayan bir deneyim.

5-  Hiç yolda kaldığınız oldu mu? Tehlikeli durumlarla karşılaştınız mı?

[singlepic id=1620 w=200 h=120 float=right]Defalarca. Kredi kartının geçmediği, ATM nedir bilmeyen Myanmar’ın turistlere daha açılmadığı dönemde gittiğimde param bitmişti ve ülkeden beni çıkaracak son uçağımı neredeyse kaçırıyordum. Başka ülkelere karayolu bağlantısı yok, elçiliğimiz yok, pek umut verici değildi durumum. Keza Panama’da gerillaların her ay birini kaçırdığı bir adada mahsur kalmıştık, Birçok yerde eşyalarım çalındı, tehlikeli kasabalarda geceyi geçirmek zorunda kaldığım oldu. Ama fiziksel olarak zarar gördüğüm hiçbir durum ile karşılaşmadım.

6-  Seyahat etmek sizin için nasıl bir duygu? En büyük hayaliniz nedir?

[singlepic id=2938 w=200 h=120 float=left]Seyahat benim için hobi değil, bir yaşam biçimi. Kendimi tarif ederken kullanacağım ilk cümlede mutlaka yer alan bir tutku. Dünyanın gerek internet olsun, gerek sayısız ulaşım imkanıyla adeta elimizin altında olduğu bu çağda bizi gitmek istediğimiz bir yere ayak basmaktan alıkoyan ne olabilir ki? Mark Twain’in dediği gibi: Bundan yirmi yıl sonra yapmadığınız şeylerden dolayı, yaptıklarınızdan daha fazla pişman olacaksınız. Demir alın ve güvenli limanlardan çıkın artık… Rüzgarları arkanıza alın, araştırın, hayal edin ve keşfedin.

En büyük hayalim, tüm kıtalara ayak basmak. Afrika ve Antarktika kıtaları kaldı geriye, özellikle Antarktika kıtasına yapacağım yolculuğu nasıl yaparım, orada ne ederim bilmiyorum ama o anı iple çekiyorum.

7- Seyahat tutkusu nasıl başladı?

[singlepic id=2935 w=300 h=180 float=right]Daha önce belirttiğim gibi her şeyin sorumlusu 2008’de trenle çıktığım o Avrupa gezimdi. Dil problemi olsun, bütçe problemi olsun umursamadan oradan oraya her iki günde bir yeni bir şehre gitmiştim ve yolculuktan sonra farkettiğim ilk şey, beni aslında heyecanlandıran şeyin o gittiğim yerlerden çok yolculuğun kendisi olmasıydı. 1 saatlik bir tren yolculuğu da olsa, 22 saatlik aralıksız bir otobüs yolculuğu da, yolda olma hissi benim için en büyük tatmindi. Öyle ki yolculuktan dönmeden bir sonraki gezinin planını yapmaya koyulmuştum bile. O zamandan bu yana, bir sonraki gezimin halihazırda planlı olmadığı tek bir anım olmadı.

8- Gideceğiniz yerleri nasıl belirliyorsunuz?

Daha önce gitmediğim yerleri ilk olarak tercih ediyorum, ancak gidip çok beğendiğim yerleri tekrar görmekten de ayrı keyif alıyorum. Özellikle zaten bildiğiniz bir şehri tekrar ziyaret edip üzerine yeni şeyler katmak da büyük zevk. Bir bakmışsınız şehir ikinci eviniz haline gelmiş ki benim ikinci evim diyebileceğim dünya üzerinde 3-4 şehir var.

9-  Seyahatlerinizi nasıl finanse ediyorsunuz?

[singlepic id=897 w=120 h=200 float=left]Hayattaki tüm finansmanımı yolculuklar üzerine kurdum, adeta gezmek için çalışıyorum. Araba almak, pahalı ürünlere sahip olmak gibi heveslerim yok, ama deneyim satın almak için verilecek paraya acımam. Yine de çok farklı ve uzak ülkelere seyahatler yapmama rağmen bu gezilere oldukça az para harcıyorum. Özellikle ucuz uçak bileti bulma konusunda yeterince tecrübe kazandım. Havayolu şirketlerinin ve kredi kartlarının promosyonlarını takip edip, birçok bileti bedavaya getirdiğim oluyor. Konaklama için de tek başıma yola çıkarsam couchsurfing gibi siteleri kullanarak hem kalacak yer parası vermemiş oluyorum, hem de şehirde beni gezdirecek bir arkadaşa kavuşuyorum. İlk defa gidilen bir yerde o yerin yerlisi gibi yaşamak kadar güzel bir şey var mı? 🙂

10- Site açma fikri nereden çıktı nasıl oluştu, biraz Yol hiç bitmez, uzar gider’den bahseder misiniz?

[singlepic id=2934 w=250 h=150 float=right]Dünya turuna çıkmama 6 ay kadar vardı, planlar ve hazırlıklar yapılmış, geriye sadece beklemesi kalmıştı. Çevremdekiler neyi nasıl ayarladığımı soruyordu. Ben de herkese tek tek cevap vermek yerine blog açıp tüm bildiklerimi paylaşmaya karar verdim. İlgi çektiğini gördükten sonra dünya turu sırasında anılarımı da yazıya dökmeye başladım. Ne de olsa 10-20 sene sonra geriye dönüp baktığımda seve seve okuyacağım kişisel bir hazine olacaktı. Sitem özellikle 2011 en iyi gezi blogu ödülü aldıktan sonra büyük bir yükselişe geçti ve beklemediğim bir şekilde onbinlerce insan tarafından okundu, paylaşıldı ve yorum yapıldı. Şu ana kadar yazılarımdan cesaret alıp kendi turuna çıkmaya karar veren onlarca insandan mesaj aldım ve insanların hayatına olumlu olarak bir şekilde dokunduğum için çok mutluyum.

11- Bundan sonrası için planınız nedir?

Sağlığım ve ömrüm el verdikçe gezmeye devam 🙂

 

*2016 yılı güncelleme: 2016 Haziran itibariyle gittiğim ülke sayısını 69’a, şehir sayısını ise 353’e çıkardım. Aynı zamanda istifamı verdim, yurtdışında yaşamaya karar verdim 🙂