Polonya Notları


Polonya

KISA KISA POLONYA

  • Avrupa’nın en büyük 9. ülkesi olan Polonya 38,5 milyonluk nüfusa sahip. Ancak Polonyalılar dünyanın en büyük göçmen milletlerinden biri. 22 milyon kadar Polonyalı ülkesi dışında yaşıyor.
  • Polonya’nın ismi “Pole” kelimesinden geliyormuş, o da “tarla” demek. 9. yüzyılda Vistula Nehri etrafında kurulan yerleşimler kısa sürede Lehistan İmparatorluğu’na dönüşmüş. 966’da da Hristiyanlığı kabul ederek Vatikan’ın en doğudaki temsilcisi olmuşlar.
  • Çok milliyetçi ve dindar olarak bilinen Polonya toplumu aynı zamanda homojen yapıya sahip: nüfusun %97’si Polonyalı. Ölüm-doğum oranları aynı olduğu için nüfusu ne artıyor, ne azalıyor.
  • Tarihi acılarla dolu Polonya 43 kez işgal edildi, 3 kez de haritadan tamamen silindi. En sonuncusu herkesin bildiği gibi Nazilerin 2. Dünya Savaşı’ndaki işgali oldu. Auschwitz, Birkenau gibi toplama kamplarında insanlık dışı yöntemlerle tam 6 milyon Polonyalı’yı katlettiler. Almanların çekilmesiyle Sovyetler sahneye çıktı ve ülkede kırk yıldan uzun sürecek komünist dönemi başlattı.
  • Tersane işçilerinin 1980 yılında başlattığı bir grev, şu anda modern Polonya’nın kahramanı olarak bilinen Lech Wałęsa’nın önderliğinde özgürlük adına direnişe dönüştü ve zamanın Papa’sı II. Jean Paul’un de desteğini alarak tüm ülkeye yayıldı. Solidarnosc hareketi komünist yönetimin 1989’de devrilmesiyle sonuçlanacak sürecin domino taşıydı. Sovyetlerden ayrılan Polonya çok geçmeden serbest piyasa ekonomisine geçti ve ABD’nin kanatları altına girdi. Aradan geçen 25 yılda hızla kalkınarak çok yüksek gelişmişlik sınıfındaki ülkeler arasında yer buldu. NATO’ya 1999’da, Avrupa Birliği’ne de 2004 yılında katıldılar. Şu anda ekonomik krizlerle boğuşan Avrupa’da GDP’si her sene yükseliş seyrinde olan tek ülke.
  • Osmanlılardan beridir sebebi tam bilinmese de Polonyalılara karşı hep dostluk gösterilmiş. Her ne kadar 1683’teki Viyana Kuşatması’nda Avusturya’nın yardımına gelip Osmanlıları püskürtmekte büyük rol oynayanlar Lehler olsa da, daha yüz yıl bile geçmeden aynı Avusturya’nın Rusya ve Prusya ile birleşip Lehistan’ı ortadan kaldırmalarını Osmanlılar hiçbir zaman kabullenmemiş.
  • Yine Nazi işgali sırasında Türk hükümeti, Ankara’daki Çekoslovakya ve Polonya Elçiliklerini kendilerinden isteyen Nazi hükümetine Çekoslovakya binasını vermiş ancak Polonya talebini geri çevirerek Polonya’nın işgalini resmi olarak reddetmiş.
  • Polonyalılar eğitim konusunda oldukça ileri seviyedeler. Lise ve üniversite mezunluğu oranı %90 (Türkiye’de %34). İngilizce yeterliliğinde ise İskandinav ülkeleri ve Hollanda’dan sonra en Avrupa’nın başarılı ülkesi.
  • Ama kendi dilleri olan Lehçe, alfabesindeki 32 harfiyle, her kelimeye göre değişen çekimleri ve başka hiçbir dilde olmayan telafuz biçimleriyle dünyanın öğrenmesi en zor dilleri arasında.
  • Tarih boyunca Polonya’ya tam 17 Nobel ödülü verilmiş (Türkiye’ye 2).
  • Tarihin ünlü Polonyalıları arasında dünyanın evrenin merkezi olmadığını ilk söyleyen Copernicus, radyoaktivitenin mucidi iki Nobel ödüllü Marie Skłodowska-Curie, ünlü piyanist ve besteci Chopin, ayın haritasını ilk defa çizen Johannes Hevelius, ünlü yönetmenler Roman Polanski, Andrzej Wajda ve Krzysztof Kieślowski, 80’lerde Polonya’yı Sovyetlerden kurtaran hareketin lideri Lech Wałęsa, çoğu kişinin 1981’de Mehmet Ali Ağca’nın suikastiyle tanıdığı Papa II. Jean Paul ve Solaris başta olmak üzere dünyanın en önemli bazı bilim kurgu kitaplarının yazarı Stanisław Lem var. Londra’nın ünlü seri katili Jack the Ripper’ın da aslında Polonyalı olduğu konusunda güçlü tahminler var.
  • Johnson&Johnson, Max Factor, Fashion TV, Marks&Spencer markalarının yaratıcıları Polonyalılar.
  • Mariusz Pudzianowski dünyanın en güçlü insanı. 5 kez World’s Strongest Man ünvanını kazanarak rekoru halen elinde tutuyor.
  • 1877 yılında Esperanto dilini yaratan Ludwig Lazarus Zamenhof da bir Polonyalı. İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Lehçe, Rusça gibi dillerin karışımı olan ve bir ara tüm dünyanın ortak dili olarak kabul edilmeye çok yaklaşan Esperanto, bu konuda başarılı olamasa da de günümüzde 500,000 kadar konuşanı var.
  • 150,000 hektarlık Białowieża Ormanı, Avrupa’nın tarih öncesi dönemden kalan son toprakları ve 800 kadar bizona ev sahipliği yapıyor.
  • Polonya dünyanın en büyük kehribar (amber) ihracatçısı.
  • Avustralya’nın en yüksek dağı olan Kościuszko’nun ismi tarihin ünlü Polonyalı generalinden geliyor.
  • Gencinden yaşlısına tüm Polonyalıların bildiği ünlü şair Adam Mickiewicz’in Türkiye ile yakın bağı var. 1850’lerde Osmanlı ordusuna yardım amacıyla İstanbul’a yerleşen Mickiewicz, kolera hastalığı yüzünden gözlerini yumana kadar son yıllarını Beyoğlu’nda şu anda müze olarak kullanılan evinde geçirmiş.
  • İstanbul’un 15km kuzeyindeki Polonezköy’ü bilmeyeniniz var mı? 1842’de Polonya’nın sürgündeki halkının lideri Prens Adam Czartoryski tarafından kurulan Adampol’un ilginç hikayesi var. 1830 Polonya Ayaklanması’nın ardından ülkeden sürülen Polonyalıları birleştirmek adına Paris ve İstanbul’u seçen prens, daha sonra İslamiyet’i seçip Mehmet Sadık Paşa ünvanını alacak Michał Czajkowski’yi temsilcisi olarak gönderir. Mehmet Sadık Paşa araziyi St. Benoit Lisesi’nin rahiplerinden satın alır ve ilk aşamada 12 kişiyi yerleştirir. 1853 Kırım Savaşı’nda Osmanlılara yardıma gelen Polonya askerleri ve diğer sürgündekiler derken köyün nüfusu hızla artar ve oldukça barışçıl ve şirin bir yer olarak bu zamana dek varlığını sürdürür. Günümüzde her sene düzenlenen kültürel festivaliyle, yemyeşil ormanları ve piknik alanlarıyla şehirden kaçıp nefes almak için en güzel yerlerden biri.
  • 1TL=1,1 zloty (2017)
  • Avrupa’nın en eski restaurantı Wrocław’da 1275’ten beri hizmet veren Piwnica Świdnicka.
  • Rusya ve Polonya arasında ilk votkayı kimin ürettiğiyle ilgili büyük çekişme olsa da Polonya votkasının 12. yüzyıldan beridir tüketilmekte olduğu biliniyor. Tabi o zamanlar votkaya gorzałka deniyormuş ve ilaç olarak kullanılıyormuş.
  • Futbol tüm Avrupa’da olduğu gibi burada da halkın bir numaralı sporu olsa da en başarılı oldukları spor dalı kesinlikle voleybol. 2014’te Erkekler Dünya Voleybol Şampiyonu oldular.
  • Cześć (Çeşc): Merhaba  Dzień dobry (Cin dobrı): Merhaba/İyi günler   Dziękuję (Cenkuye): Teşekkürler
  • UNESCO Dünya Mirası listesinde Polonya’ya ait 14 yer var.
  • Neyi meşhur: Chopin, Nazi toplama kampları.
  • Ne satın almalı: Kehribar taşından hediyelikler, zencefilli kurabiyeler, bizon bitkili Zubrówka Votka, Kabanosy, oscypek peyniri.

KİŞİSEL YORUMUM

Artıları: Avrupa’nın uzun zamandır arka planda kalmış ülkesi Polonya, son yıllarda büyük sıçrama yaptı ve yakın zamanda kıtanın en gözde turistik noktalarından biri olacağı tahmin ediliyor.

Eksileri: Halkın bir kısmı, özellikle son dönemlerde yabancılara karşı ırkçılığa varan tavırlar sergileyebiliyor.

Kaç para harcadım:

Toplam> 7 kez seyahat ettiğim ülkede toplam 52 gün geçirmişim. Toplam ne kadar harcadığımı bilmiyorum ama tahminen günlük ortalama masrafım konaklama dışında 35$ olmuştur.

Konaklama> 1311$ (İki kişilik ortalama oda fiyatı gecelik 37$. Polonya’da konaklama gerçekten ucuz.)

Ulaşım> 150-200$ (Ortalama İstanbul-Varşova uçak bileti fiyatı.), 10$ (Tahmini günlük ulaşım maliyeti.)

Yeme-içme-Aktivite> 25$ (Tahmini günlük harcama.)

Kaç gün yeterli: 17 gün (3 gün Varşova, 2 gün Gdansk, 1 gün Sopot, 1 gün Poznań, 2 gün Wrocław, 5 gün Krakow, 3 gün Zakopane)

Doğa 3 yıldız
Tarih 4 yıldız
Eğlence 5 yıldız
Halk 4 yıldız
Yemek 4 yıldız

Ortalama 4 puan

Polonya’da mutlaka yapılması gerekenler:

  1. İlk olarak muhtemelen Varşova’ya ineceğiniz için buradan araba kiralayıp ülkeyi dilediğinizce gezmenizi tavsiye ederim. Konaklama için Plac Zamkowy civarını, yemek içinse onlarca pierogi arasında seçim yapmakta zorlanacağınız Zapiecek’i tavsiye ederim. Ülkenin en yüksek ve en görkemli binası olan Pałac Kultury i Nauki (PKiN)’nin gölgesi altına sığınmadan şehri terketmeyin.
  2. Yaz aylarında kuzey şehirleri çok canlı, plajları da kalabalık. Polonya’da da denize girdim demek isterseniz Dębki, Sopot, Hel, Gydnia gibi tatil yerleri birbirine çok yakın, dilediğiniz plajda mola verin. Ne de olsa bütün plajlar halka açık. Gdansk ise tarihi sokakları ve kendine özgü mimarisiyle kültürel açlığınızı doyurmak için birebir. Altın su “goldwasser” Gdansk’a uğrayan turistlerin mutlaka denemesi gereken bir tat.
  3. Gdansk-Varşova yolundaki Toruń hem tarihi şehir merkeziyle hem de ünü dünyaya yayılmış zencefilli kurabiyeleriyle birkaç saatliğine mola vermek için ideal. Bir kutu da ülkeye getirmelik paket yaptırın derim, her yerde bulamayabilirsiniz. 🙂
  4. Wrocław’daki en eğlenceli aktivitelerden biri kentin her köşesine yayılmış 300 kadar minik cüce heykelinin izini takip etmek. Hiç beklemediğiniz yerlerden her biri ayrı anlama sahip cüceler fırlıyor. Tabi cücelerin peşine takılıp şehrin rengarenk binalarını es geçmeyin, özellikle ana meydandakiler tam fotoğraflık.
  5. Krakow’da yapılacakları ayrıntılı olarak yazmıştım. Ama içlerinden bir tavsiye vermem gerekirse, St. Mary Bazilikası’nın tepesine çıkıp Rynek Główny’i kuşbakışı izleyin derim. Yılın belli ayları ve günlerinde çıkılabiliyor, detayları rehberimde bulabilirsiniz.
  6. Krakow’da partilemeden Polonya’yı terketmek olmaz. Özellikle ülkenin resmi içkisi olan votkanın 100’den fazla çeşidini barındıran Wódka Cafe’de iyice demlendikten sonra ana meydanın civarındaki gece klüplerine atın kendinizi. Zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız bile. 🙂
  7. Krakow’un hemen dışında Wieliczka Tuz Madenleri var. Yerin yüzlerce metre altındaki bu dev madende yapılan turların birine katılın. Yüzyıllar boyu inşa ettikleri bu dünyanın ihtişamı karşısında büyülenmemek elde değil. Yalnız klostrofobik bünyelerin uzak durmasında fayda var.
  8. Auschwitz Toplama Kampı her ne kadar insanın moralini yerle bir edecek kadar üzücü olsa da gidip görülmesi şart. Erken saatlerde gidip kalabalıklara karışmadan gezmekte fayda var. Daha fazlasına tanık olmak istiyorsanız 2-3 kilometre ötedeki Birkenau Kampı da en az Auschwitz kadar trajik anılar barındırıyor.
  9. Kış günlerinde kendinizi dağlara atmak, bembeyaz pistlerden özgürce kaymak istiyorsanız Zakopane tam size göre! Eğer bahar ve yaz aylarında uzun yürüyüşler yapmak için giderseniz Morskie Oko Gölü’ne uğramadan etmeyin. Bu arada Zakopane ve civarındaki küçük kasabaların tren istasyonlarında ellerinde “room” yazılı kartonlarıyla yaşlı kadınlar bekler. Oturdukları geleneksel dağ evlerinin bir odasını internette bulabileceğiniz otel ya da Airbnb’den çok daha ucuza tutabilirsiniz. Üstelik her daim yüzü gülen Polonyalı bir nine de yanında hediyesi. 🙂
  10. Denk gelirseniz Polonya erkek voleybol milli takımının maçlarından birine mutlaka gidin. Özellikle ilerki turlardan biriyse, tribün şovlarıyla ve durmak bilmeyen heyecanıyla voleybol sevmeyenlerin bile kısa sürede kendini kaptıracağı bir tecrübe olacaktır.

You may also like...

17 Responses

  1. Iskandinav Evim says:

    Merhaba! Ben Ankara’da oturan bir Polonyalı’yım 🙂 Yazınıza bayıldım ne güzel yazmıştınız, Polonyalı olduğuma gurur duydum 🙂 Elinize sağlık. Tek düzeltmek istediğim konu Polska ismi pole kelimesinden geliyor yani tarla kelimesinden, açık arazide yaşayan insanlardan değil. Harikasınız, selamlar!

    • Bekran says:

      Merhaba! Yazımı okuyan Polonyalılar da olduğunu bilmek çok sevindirici 🙂 Belirttiğiniz hatayı hemen düzeltiyorum, uyarı için teşekkürler. Başka düzeltmek istediğiniz ya da eklemek istediğiniz kısımlar olursa seve seve paylaşırım. Selamlar 🙂

  2. Polonya fahri elçisi 😉

  3. elinize sağlık hocam gayet başarılı bir yazı olmuş 🙂

  4. Kovalsky says:

    Bir Polonyali olarak tek soylemek istedigim bu; suana kadar sizin yazdiginiz Polonya gezi notlari, en duzgun ve gercege en yakindir. Tebrik ve tesekkur ediyorum. Varsova’dan selamlar.

  5. Antalya Rent a car says:

    Türkiye içinde de gezileriniz olacak mı ?

    • Bekran says:

      Türkiye’deki gezilerimi şimdilik yazmıyorum. Ne de olsa hepimizin bildiği yerler 🙂

    • Olsun 🙂 ben 25 yıldır Antalya’dayım bazı gezginlerin yazılarını okuyunca hiç gitmediğim mekan ve yerler çıkıyor.

    • Bekran says:

      Evet, doğru. Ancak o kadar ülke var ki sırada, umarım bitirebilirim de Türkiye içi gezilerim hakkında birşeyler yazabilme şansım olur 🙂

  6. Güneş says:

    En çok merak ettiğim bilgileri paylaşmışsınız. Konuyu açınca fotoğraflarla karşılaşacağım sanıyordum. Çoğu gezgin sadece fotoğraf çekerek gittiği yer hakkında bilgi veriyor. Ama siz hem piyasasından hemde neler yapılması gerektiğinde bahsederken nottan çok rehber haline getirmişsiniz. Teşekkürler takipteyim.

    • Bekran says:

      Beğendiğinize sevindim. Evet, rehber şeklinde hazırlıyorum bu ülke notlarını, bu ülkelere seyahat edeceklerin rahatça ulaşabildikleri bir kaynak olsun.

  7. Ümit Şensoy says:

    Değerli arkadaşım, Ne kadar derli toplu ve özlü biçimde tanıtmışsınız Polonya’yı. Bu yaz yeğenimizin düğünü için ailemizle arabamızla yola çıkıp 2 haftayı aşkın bir süre Polonyayı turlamak istiyoruz. Yazınız çok yardımcı oldu, ellerinize sağlık. Tek çekincem acaba 3 aylık multiple vizeyi zorlanmadan alıp alamayacağımız.
    Ümit Şensoy

    • Bekran says:

      Beğendiğinize sevindim. Size şimdiden iyi geziler. Umarım vize konusunda hiçbir problem yaşamazsınız 🙂

  8. lale lemya reyhani says:

    merhabalar yakın bir tarihte polonya krakowa ve warşovaya gezi için gitmeyi düşünüyorum. Merak ettiği şey ise toplama kamplarının şehirden ne kadar uzak olduğu istediğim saatte oraya otobüs bulabilicek olup olmadığım ya da herhangi bir ön rezervasyon gerekip gerekmediği.. Ayrıca vaktim olursa gece yolculuğu ile krakowdan warsovaya geçmek ve aynı gün dönmeyi planlıyorum ama internet üstünden otobüs/tren ve saat secenekleri son derece kısıtlı görünüyor. Bu konular hakkında bir bilgi verebilir misiniz? Şimdiden teşekkürler 🙂

    • Bekran says:

      Merhabalar,

      Auschwitz Kasabası’na direk tren var, 2 saat kadar sürüyor ve oradan otobüse binip kısa sürede toplama kampına varabilirsiniz. Gün içinde çok sayıda sefer var, sıkıntı yaşamazsınız. Ya da Krakow’dan turistler için seferler düzenleniyor, ancak ücreti ona göre daha pahalı. Toplama kampı için biletleri gittiğinizde alabilirsiniz, kapıda biraz beklemeniz gerekebilir. Krakow-Varşova arası otobüs için de Polskibus şirketini öneririm. En son 01:35’te olmak üzere her 1-2 saatte bir seferleri var, yolculuk yaklaşık 5 saat sürüyor ve fiyatları çok ucuz (tek yön 16zl). Aynı şekilde Varşova’dan Krakow’a gün içinde rahatlıkla sefer bulabilirsiniz.

      İyi geziler 🙂

Yorum yazın