Bir Dünya Turu’nun Ardından

En sevdiğim şeylerden biri, yaptığım uzun soluklu bir gezinin ardından istatistikler çıkarmak ve en beğendiğim-beğenmediğim yerleri sıralamaktır. Ben genellikle gezilerimi bir oyun haline getirir ve kaldığım hostellerden, bindiğim uçaklara kadar birçok yere puanlar veririm. Hem bir sonraki yolculuklarım için güvenilir bir referans oluyorlar, hem de değerlendirme sırasında eğlenceli anlar yaşıyorum. Hele dünya turumda bunu bir adım öteye taşıyıp yediğim her yerel yemeğe birer cümlelik yorumlar yapacak hale gelmiştim, hayır o değil de yakında her tanıştığım yeni kişiye karakter özelliklerine göre puan dağıtacak hale gelmekten korkuyorum 🙂 Ama şu bir gerçek ki, rakamlar ve “en”ler herkesin hoşuna gider, ben de hazır dönüşüm tazeyken dünya turum ile ilgili kendi yorumlarımı paylaşmaya karar verdim. Umarım beğenirsiniz:

            Sayılarla Dünya Turu

Yolda geçen gün sayısı: 231
Gezdiğim ülke sayısı: 23
Gezdiğim şehir sayısı: 91
Katedilen kilometre: 95489
Bir ülkede geçirdiğim en çok zaman: 28 gün – Hindistan
Bir ülkede geçirdiğim en az zaman: 1,5 saat – Paraguay
Bir şehirde geçirdiğim en çok zaman: 12 gün – Montanita (Ekvador)
Aldığım vize sayısı: 4 (Hindistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Peru)
Sınır polislerine verilen toplam rüşvet miktarı: 6$
Binilen uçak sayısı: 36
Yol boyunca hastalanma sayısı: 4
Yaptığım toplam dalış sayısı: 4
Beni evinde misafir eden harika insanların sayısı: 10
8 ayda yolda karşılaştığım Almanların, yolda karşılaştığım Türklere oranı: 300/1
Ekvador’da bir kilo muzun TL karşılığı fiyatı: 80 kuruş
Kaybolan/çalınan eşyalarımın sayısı: 10 (İç çamaşırından fotoğraf makinesine kadar)
Rio Karnavalı’nda kapkaca uğrama sayısı: 3
Yolda kaybettiğim kilo sayısı: 5
Gezi boyunca yazdığım sayfa sayısı: 313
Çektiğim toplam fotoğraf sayısı: 20600
Harcanan para: 47287TL
Konaklama: 5278TL (%11)
Yeme-içme: 9559TL (%20)
Ulaşım: 16741TL (%35,5)  (Uçak: 11524TL)
Aktiviteler: 6186TL (%13)
Alışveriş:  2099TL (%4,5)
Diğer: 7424TL (%16)
8 aydır taşıdığım sırtçantasının ağırlığı: 12kg
Yeni Zelanda’daki kuzuların toplam sayısı: 32400000
Yeter artık deyip dönmeyi istediğim an sayısı: 0

              En’ler

En şahane ülke: Japonya
En dandik ülke: Paraguay
En kaliteli insanlar: Japonlar
En particiler: İrlandalılar
En paragözler: Hintliler
En gezginler: Almanlar
En nefes kesici doğa: Patagonya
En büyük hayalkırıklığı: Avustralya
En büyük eğlence: Tayland
En uykusuz geceler: Full Moon Party
En iyi ülke mutfağı: Japonya
En ucuz ülke mutfağı: Hindistan (koca bir tepside 5 çeşit yemek 1$)
En en leziz yemek: Kobe Bifteği (Japonya)
En iyi kahve: Kopi luwak (Endonezya)
En iyi alkollü içki: Caipirinha (Brezilya)
En iyi manzara: Machu Picchu (Peru)
En yaşanılası ülke: Yeni Zelanda
En temiz ülke: Japonya
En tropik yer: Cabo San Juan (Kolombiya)
En ev gibi hissettiren yer: Buenos Aires (Arjantin)
En yurttan uzak hissedilen yer: Fiji
En iyi keşif: Las Lajas Katedrali (Kolombiya)
En pahalı ülke: Japonya
En ucuz ülke: Hindistan
En iyi günbatımı: Hawaii
En büyük adrenalin: Yeni Zelanda’da Skydiving
En yüksek nokta: 4900 metre (Bolivya)
En alçak nokta: -25 metre (Bali’de dalış)
En aç gezilen ülke: Myanmar (Ya kızarmış pilav ya noodle, et hak getire)
En uzun aralıksız yolculuk: 55 saat Inle Lake (Myanmar) – Tokyo (Japonya) 3 uçak, 1 tren, 2 otobüs, 1 minibüs, 2 taksi, 1 motortaksi
Tek araçta en uzun yolculuk: 22 saat Cuzco-Lima (molasız)
En kötü sınır geçişi: Kolombiya-Panama
En zor gün: Myanmar’daki son günüm (Ülkeden çıkamama tehlikesi atlatmıştım)
En komik an: Nepal’de Budist rahiple oynadığım oyun
En tehlikeli yer: Kolombiya
En iyi hosteller: Hostal Casa Margarita (Panama City), Nomad’s Backpackers (Queenstown), Hotel Utama (Copacabana)
En kötü hosteller: Hotel Sai Palace (Agra), Manly Bunkhouse (Sydney), Carti Adası’ndaki isimsiz yer (Panama)
En unutulmaz an: Tüm gün sisle kaplı olan Machu Picchu antik kentinin, hemen karşısındaki Wayna Picchu Dağı’na tırmanırken yavaşça belirmeye başlaması ve tepesine çıktığım an doğaüstü bir şekilde sisin hızla dağılmasıyla tam anlamıyla nefesimi kesen bir manzara çıkartması
Tanışılan en ilginç insan: Ülkelerinde iflas ettikleri için Hindistan’da gezerek hayatta kalmaya çalışan 60 yaşlarındaki İskoçyalı hippi çift
En büyük şanssızlık: Endonezya’da tropik adalara, plajlara gidip bir gün bile güneş yüzü görememek
En şaşırtıcı an: Hindistan’dan Tayland’a uçarken pencerenin güneşliğini açmamla birlikte koca Bangkok şehrini sular altında görmem
En kötü trafik: Hindistan
En böcekli möcekli yer: Hindistan
En büyük kültür şoku: Hindistan
En renkli ülke: Hindistan

You may also like...

34 Responses

  1. Kemal Kaya says:

    Heyecan verici 231 gunun ozeti olmus, ama eminim bu enleri bir onla daha carpip uzatmak mumkun.

    Hersey cok guzel de yollarda memleketten insanlari gorememek ne aciydi degil mi?

  2. tebrikler ve siz gencler benim idolüm oldunuz 2 sene icinde sizlerin yol izlerini takip edeceğim yine yolculuklara

  3. merve says:

    herkesin hayali dünyayı gezmektir, ya da dünya turu yapmaktır.. ama yapanı şimdiye kadar hiç görmedim, siz ilksiniz 🙂 tebrikler

    • Bekran says:

      Teşekkür ederim 🙂 Doğru, maalesef dünya turu hayalini gerçeğe dönüştürebilen Türklerin sayısı bir elin parmağını geçmiyor.

  4. uğur says:

    “En yaşanılası ülke: Yeni Zelanda”

    başka sözüm yok hakim bey!

  5. Sila says:

    Tek kelimeyle hayran kaldim. Bana ilham verdiniz. Seneye universiteye girdigimde (oss stresinden kurtulunca) ilk isim dunyayi dolasmak olacak!
    Bu arada blogunuzun linkine Twitter’da tesadufen rastladim, o sayede yaziniza ulasabildim. Gercekten en’leri okumak cok keyifli!
    Umarim bir gun sizinle tanisma firsatim olur. Size iyi yolculuklar:)

    • Bekran says:

      Çok teşekkürler Sıla. Umarım sen de dediğin gibi en kısa sürede kendi maceralarının peşine düşmeye başlarsın. Herhangi bir konuda yardıma ihtiyacın olursa haber vermen yeterli.

  6. Zehra says:

    “Yeter artık deyip dönmeyi istediğim an sayısı: 0” o kadar zamanın özeti bu cümle olsa gerek 🙂

  7. yol izi says:

    Keyifli bir liste olmuş. insanın gezebilmesi için en temel gereksinimi sağlığı olsa gerek… Son 1 senedir seni ve birkaç arkadaşın sitesini takip ediyordum ve tam yola çıkma zamanı sağlığım dur dedi. Başka bir zamana erteleyip deneyimlerini keyifle okumakla yetiniyorum şimdilik.Hoşgelmişsin sağlıklı sıhhatli… Ve hayata dikkatle bakmaya ve öğrenmeye olan aşkının her daim artması dileğiyle…Selam.

    • Bekran says:

      Hoşbulduk. Sağlık hayatın her alanındaki en önemli gereksinim. En kısa sürede iyileşip yollara çıkman dileğiyle. Sevgiler..

  8. tek kelimeyle SUPERsiniz. tebrike ederim.

  9. cansu niray says:

    öncellikle tebrik ederim, gerçekten güzel ve bizler içinde gerekli bir liste olmuş, sanırım çıkmadan önceki tahmini bütçeni aşmıssın, tam anlamadığım ve beni de korkutan nokta sanırım harcamalarda 20.000 liralık bir “diğer harcamlar ” kısmı oluşmuş 🙂 , bunlar hakkında bizi biraz bilgilendirebilir misin ne gibi ek harcamalar çıkabilir karşımıza,

    • Bekran says:

      Teşekkürler. Harcamalar konusunda yanlış hesaplamalar yapmışım, hemen düzelttim 🙂 Buna göre “diğer harcamalar” kısmı 7424TL ediyor, bunun 5410TL‘si yolculuk öncesi yaptığım harcamalar (pasaport, vizeler, aşılar, seyahat sigortası, sırt çantası, fotoğraf makinesi, netbook) iken kalan 2014TL‘lik miktar yolculuk boyunca olan ekstra harcamaları (internet, vizeler, vs) gösteriyor. Başlangıçta hesapladığım tahmini bütçeye göre de 5224TL fazla harcamış oldum, tahmini bütçeye fotoğraf makinesi, netbook ve pasaport ücretini dahil etmemiştim.

    • cansu niray says:

      :)), başlamadan önce volkan turu yazmıştın endonezya için. Onda bir sıkıntı oldu ya da ben mi kaçırdım?

    • Bekran says:

      Evet doğru ama Endonezya’da yağmur sezonu olduğunu hesap edememişim. Gittiğimde volkanlara geziler iptal edilmişti, kuru sezonun başlamasıyla açılacağı söylendi. Bunun gibi yapacağım dediğim birkaç aktiviteye daha katılamadım. İyi bir ders oldu aslında, sonraki gezilerimde rotamı bir daha kesinlikle hedef ülkedeki mevsime göre belirleyeceğim 🙂

  10. Teşekkürler. Çok güzel bir blogunuz ve faydalı paylaşımlarınız var.

  11. Adamın dibisin Bekran, Helal Olsun Sana

  12. emine says:

    Selam Bekran! blogunu okurken, fotoğraflara bakarken kendimi kaybediyorum bazen:) eşimle birlikte planladığımız, çok istediğimiz şeyi yapıyorsun, yapmışsın.. Cesaretinden ve hayata bakışından dolayı tebrik ediyorum.. En büyük hayal kırıklığı Avustralya demişsin, nedenini merak ettim?

    • Bekran says:

      Selamlar. Avustralya’ya hayal kırıklığı dememin başlıca nedeni ülkede hastalanmam ve planladığım çoğu şeyi gerçekleştirememem. Üstüne ülke pahalı olunca ve dönüş biletlerim önceden alındığı için kalış zamanımı uzatamayınca boşuna zaman ve para kaybı benim için. Sebep tamamen kişiseldir 🙂

  13. Peyami kalyoncu says:

    Merhaba Bekran,
    Webde bir şey ararken tesadüf rastladım bu sayfaya. Sayende yarın mesaiye gitmek daha bir zor geldi şimdi. Yakında 4 yıllığına Brezilyaya taşınıyoruz ailecek. Diplomatım ve yeni görev yerim Brasilia. Maalesef Rio veya Salvador değil:)

    Neyse, galiba emekliliği beklemeden 1 yıl ücretsiz izin alıp bir dünya turu yapma hayalim biraz daha pekişti senin yazılarını okuyunca. Bakalım eşim ve oğlum bu hayalime ne diyecekler… Sonuçta böyle bir tur yaparsak herhalde sonunda meteliksiz kalırız ama başka açılardan zenginleşiriz…

    Brezilya’ya gitmeden seninle ayrıca konuşmak isterim…

    Bu arada cerrahlık tamam da sakın bu turu bir kitapta derlemeyi ihmal etme…

    Yakında eşimin ilk kitabı çıkıyor… O da annelik ve gezi karışımı bir kitap harmanladı… anladım ki Yazmak zor zanaat ama sen bunu şimdiden kanıtlamışsın…

    Bu arada Ciddi ciddi yazdığıma bakma, yaşlı değilim:) daha 32’yim…

    Neyse, sevgiler ve tebrikler,
    Tanışmak dileğiyle

  14. Oktay Ölçen says:

    Selamlar,
    Herkesin hayali olan bir şeyi gerçekleştirmiş olmak oldukça havalı olmalı 🙂
    Ülkemizde bu yaklaşımlara genelde ‘kafayı yedi’ gözüyle bakılırken, henüz çoluk çocuğa karışmadan bunu başarmış olmanız ümit verici. Ben de sık seyahat eden biriyim ve seyahatlerimi yazılarımla ölümsüzleştirmeye çalışıyorum. Yaptığınız/yaptığımız şeyin insanlara örnek olması kadar mutlu edici bir şey yok. Yazınızdan sonra ilk hedefi Japonya olarak belirledim.
    Size bundan sonraki yaşamınızda da başarılar dilerim.

  15. Harika bir seyahat olmuş. “En dandik ülke” seçtiğiniz Paraguay’da epey gün geçirdim, görüşünüze katılıyorum, yine de az gidilen bir ülkede olmak ilginçti benim için 🙂 Ben hep 1 ay sürelerle geziyorum, şimdilik 37 ülke oldu, ama sizinki kadar uzun bir seyahatim olmadı ne yazık ki. Geri dönmek istenen gün sayısı “0”, bence de! Bu seyahati kitap haline getirmenizi umarım, bir avuç Türk’ten birisiniz zira. Nice yollara..

  16. Kamil Nagiyev says:

    merhaba. 21 yaşım var. Azerbaycandan yazıram size. yazılarınızı keyfle okuyorum. 3 ay sonra bende dünya turuna çıkmaya hazırlık yapıyorum. yazılarınız bana ilham veriyor. okuyanda sanki özüm gezmiş kimi hiss edirem

  17. Sevim says:

    Heyecanla okudum. İmrendim ve kıskandım. Ne muthiş bir deneyım. Tebrik ederım. Ola ki bir gun yolum duserse buralara blog’unuz cep rehberim olacak.

  18. Kürşat says:

    müthiş yazılar, okurken kendini orada hissettiren akıcı bir dil. Tebrikler. Avustralya’da ben de hayal kırıklığı yaşadım. Kanguru eti yemek dışında ilginç bir anım olmadı desem yeridir. Heyecansız ve vasat altı bir ülke. Pasaport polisleri kabaydı. 6 aylık vizemin üzerini çizip bir hafta sonra çıkış yapacak yazmıştı. Sebebini sordum söylemedi. Bir kaç kendini bilmez yüzünden o ülkenin tamamından soğumak doğru değil belki ama yeniden şansım olsa gider miyim, gitmem.

    • Bekran says:

      Haklısınız, pasaport kontrollerinde Türkler olarak çektiğimiz çilelerin haddi hesabı yok. Ama tabi ülke hakkında genelleme yapmayı gerektirmez bu tür olumsuz tecrübeler. Avustralya gereğinden fazla abartılıyor bence, iklimini ve geniş sahillerini çıkartırsak geriye pek birşey kalmıyor. Yaşam standartlarının yüksek olduğu gerçek, zaten en yaşanılası şehirler listelerinde başı çekiyor bu ülkenin şehirleri. Ancak oraya yaşamaya gitmiyoruz, gezmeye gidiyoruz, o halde bir turisti cezbedecek özelliklerine bakarız gittiğimizde. Öyle olmasa İsviçre, Lüksemburg ve Monako da Avrupa’nın en gözde ülkeleri olurdu zaten.

Yorum yazın