En İyi 10 Gezi Filmi


En İyi 10 Gezi Filmi #1 – Into the Wild (2007)

Başarılı bir öğrenci ve sporcu olan Christopher McCandless (Emile Hirsch) üniversiteden mezun olduktan sonra tüm elindekilerden vazgeçer, tek birikimi olan 24,000$’ı hayır kurumuna bağışlar ve ailesine haber bile vermeden Alaska’ya doğru, vahşi doğanın içinde yaşamak amacıyla otostop çekmeye başlar. 2 yıllık yolculuğu boyunca Christopher hayatını şekillendirecek birçok kişiyle tanışacak, birçok olay yaşayacaktır.

Şu ana kadar adı geçen gezi filmleri içinde tamamen özel bir yere sahip Into the Wild. Tüm bu filmlerden farkı doğaya dönüş filmi olması, sistemden ve toplumdan koparak kendini tamamen doğaya veren hayat dolu Christopher McCandless’ın ilham veren gerçek hikayesi. Film seyirci üzerinde derin izler bırakıyor, tabir yerindeyse her şeyi bırakıp uzaklaşma hissi uyandırıyor. Bu kadar dokunaklı bir hayat öyküsünden etkilenmemek, McCandless’ın büyük cesaretini ve azmini takdir etmemek için ruhsuz olmak lazım.

Sean Penn 4. yönetmenlik denemesinde tam anlamıyla zirveye çıkmış. Bundan sonra daha iyisini yapabilir mi emin değilim. Muhteşem doğa görüntüleri kusursuz kamera açılarıyla öyle güzel yedirilmiş ki filme, 10 saat bile sürse sıkılmadan izlenebilir o güzellikler. Filmin müziklerini yapan Pearl Jam solisti Eddie Vedder ise, bu görüntülere mükemmel eşlik eden eserler çıkartmış ortaya. Sonuçta teknik açıdan tam anlamıyla kusursuz bir film var karşımızda, hikayesi ise izleyenin aklından senelerce çıkmayacak kadar güçlü. Bütün bu sebeplerden dolayı Into the Wild filmini huzurlarınızda en iyi gezi filmi ilan etmekte hiç sakınca görmüyorum 🙂


You may also like...

Yorum yazın