Tropikal Cennetlerden Biri


Son 5 yılda Filipinler’in kazandığı popülariteyi yakalayan az yer var. Özellikle Boracay, daha önce sadece kitesurfing tutkunlarının bildiği gizli bir cennet iken sporun da yaygınlaşmasıyla adını dünya arenasında en iyi turizm destinasyonları arasına sokmayı başardı. O kadar kartpostallık bir görüntüye sahip ki son yıllarda birçok ankette dünyanın en iyi plajı olarak Boracay’daki White Beach seçiliyor. Artık Asya’ya yapılan bir gezide Filipinler ismi daha çok telaffuz edilir oldu, insanlar Bali ya da Phuket yerine Boracay’da tropikal tatilini yapmayı yeğliyor. Biz de madem Filipinlere gidiyoruz, Boracay’ı görmeden olmaz dedik ve turumuza buradan başlamayı seçtik 🙂

Boracay

White Beach

Boracay’a gitmek için iki seçenek var, Caticlan ya da Kalibo Havalimanları’ndan birine uçmanız gerekiyor. Boracay Adası’nda havalimanı olmadığı için komşu adadan tekneyle geçiyorsunuz. Caticlan Havalimanı’ndan limana sadece 15 dakika sürerken, Kalibo’dan trafik durumuna gore 1,5-2 saat arası zaman alıyor. O zaman neden Caticlan’a uçmuyor herkes derseniz, Caticlan’a uçuş en az iki katı daha pahalı ve sınırlı sayıda uçak var. Biz de o yüzden Singapur’dan bulabildiğimiz en ucuzu olan Tiger Air ile Kalibo’yu seçtik. İndiğim en küçük havalimanlarından biriydi Kalibo, piste ayak bastığımız anda sıra olmamız söylendi, pasaport kontrolünde bir saat kadar bekledikten sonra 1 aylık vizelerimizi aldık ve sadece on adım ötedeki kapıdan kendimizi hızla dışarı attık.

Boracay’da günbatımı

Neyse ki ulaşım konusunda organize olmuşlar, size çıkış kapısında etrafınızı saran onlarca satıcıdan hangi firma ile gideceğinizi seçmek kalıyor. En büyük iki firma Southwest ve Island Star, biz ilkini seçtik. Adam başı 600 Filipin pesosuna, ki 12 euro gibi rakam ediyor, rahat klimalı otobüslerle Caticlan limanına götürüyor ve oradan Boracay’a 15 dakikalık tekne transferinin ardınan otele taksi ile bırakıyorlar. Tek tek de yapabilirsiniz, dolunca kalkan minibüs ve yine saatini beklemeniz gereken tekne dahil 200-250 pesoluk seçenekler var ama bu zamanı bol olanlar için iyi. Yoksa bekleme süreleriyle otele varmanız 4 saati bulur. En hızlı transfer için daha pahalı olsa da adını verdiğim iki firmadan şaşmayın. Southwest’i için internetten de rezervasyon yapabiliyorsunuz ama daha pahalı.

Boracay

White Beach

Limana vardığımızda gözümüze ilk çarpan, o Filipinler resimlerinde sıkça gördüğümüz tekneler oldu. Bangka denilen örümceğe benzer bu tekneler bambudan yapılan uzantıları sayesinde dengeli bir şekilde suda çok hızlı seyredebiliyorlar. Motorlu ya da yelkenli oluyorlar, özellikle yelkenlisine değineceğim ama gerçekten çok güzel gözüktüklerini söylemem gerek. Tek sorun limanda bu kadar tekne varken, geniş gövdeli bu araçların yanaşmasının normalden çok daha uzun sürmesi. Yarım saat yanaşmakla uğraştık neredeyse, limana çıkıp taksiye atladığımızda hava çoktan kararmaya başlamıştı. Burada gün saat 6’da batıyormuş, iyi sürpriz oldu bize de 🙂

Bangka

Boracay genişliği beş on metrelik, bembeyaz ve 6 kilometre boyunca uzanan bir plaja sahip. Tüm olay burada dönüyor. Organize olsun diye üç bölgeye ayırmışlar plajı, Station 1-2-3 diye gidiyor. Station 1, Willy’s Rock denilen denizdeki meşhur bir kayalıktan başlayıp D-Mall denilen bir açık hava pazarına kadar sürüyor. En iyi oteller genelde burada, plaj da daha sakin. Station 2 Boracay’ın kalbinin attığı yer, gece herkes bu tarafta takılıyor, sıra sıra restaurantlar ve ateş şovlarıyla müşteri çekmeye çalışan barlar var. Station 3 ise en ucuz kısım ama denizi ve plajının diğerleri kadar albenisi yok. Biz Station 2’de Boracay Beach Resort isimli plaj üzerinde yer alan bir otelde kaldık. Otelin çok şık bungalow’ları vardı, hem gürültüden uzak, hem de plaja birkaç adım mesafede. Boracay yolcularına tavsiye olunur.

Station 2

Gittiğimiz gün Paskalya olduğu için Asya’nın tek Hristiyan ülkesi Filipinler’de 2 günlük tatil vardı, bu yüzden yabancı turistten çok yerlisini gördük. Özellikle küçük çocuklar işgal etmişti plajı ve çoğu turistlerden para koparma peşinde, çocuklara ilgi gösterdiğiniz anda “Money Sir” diye on tanesi başınıza üşüşüyor. Plajın üstünde çok güzel mekanlar var yalnız. Günbatımının yaklaşmasıyla şezlonglar kalkıyor, büyük bir uğraş sonucu mekanlar yoktan var ediliyor ve sabahın ilk ışıklarına kadar müşterileri ağırlamak üzere sıra sıra diziliyorlar. Boracay’da fiyatlar Türkiye fiyatı, sadece içkiler daha ucuz. Yine de sonradan anlayacaktık ki Filipinler’in en pahalı yeri burası, Filipinlerden beklenen ucuzluğu yakalamak için başka adalara gitmek lazım.

White Beach

Boracay’ın en güzel aktivitelerinin başında kesinlikle Bangka yelkenlisiyle adalar turu yapmak geliyor. Plajda adım başı tur satan kişilere rastlıyorsunuz, bu kadar çok yelkenli olunca saat ve kişi problemi olmadan kendi turunuzu ayarlamak mümkün. Biz iki kişi adanın çevresini dolaştıracak snorkel dahil 3 saatlik tura 3300 peso verdik, o da 60 euro gibi bir rakam ediyor. Pazarlık yaparken çekinmemekte fayda var, 4500’ten bu fiyata indirdik, eminim 2000’lere de razı olurlardı. Tayland gibi yani, hunharca pazarlık yapmak lazım 🙂 Ama tur gerçekten inanılmaz, teknenin gövdesinde oturacak yer olmadığı için sağda ve soldaki uzantılarda yerimizi aldık. Tekne tek eli dümende tek eli yelkeni kontrol eden iplerde olan kaptanımızın becerikli manevralarıyla hızla süzülürken, siz de ayaklarınız suyun içinde manzaranın tadını çıkartıyorsunuz. Adanın etrafındaki kimsenin olmadığı plajlara götürüyorlar, dalga çok yoksa biraz açıktaki timsaha benzeyen Crocodile Adası da turun parçası. Bunun yanında ekstra ücret karşılığı Ariel’s Point denilen kayalığa da gidebiliyorsunuz. Kayalığa 10 ve 20 metrelik atlama platformları kurmuşlar, ister adrenalin yaşamak için atlıyorsunuz isterseniz de hemen yanındaki bardan içki tüketip atlayanları izliyorsunuz. Ya da ikisini birlikte yapıyorsunuz ama tavsiye edilmez 🙂 Ortam büyük çoğunluğu 20’li yaşlarında partilemeye gelmiş Avustralyalı gençlerden oluşuyor, yoğun müzik, sınırsız içki ve ilk fırsatta bikinisinin üstünü çözen kızlarla tam bir Spring Break havası var.

Boracay

Boracay gece hayatı

Genel olarak gündüzleri plajda dinlenerek ve akşamları farklı mekanları ziyaret ederek geçti zamanımız. Gelgitlerden dolayı akşam olmasıyla plajda su 30-40 metre kadar çekiliyor, alışık olmayan bünyede turdan dönünce aynı yere mi geldik etkisi yarattı. Özellikle gün batımında herkes bu katbekat büyümüş plaja akın ediyor ve ortam instagram’a en güzel fotoyu kim paylaşacak yarışına dönüyor. Sabah kalktığınızda da, okyanusun o açık mavi rengini ve yüksek palmiyelerin dibinden başlayan o bembeyaz kumlu plajın geri döndüğünü görüyorsunuz. Ama resimlerdeki kadar güzel mi derseniz, evet, gerçekten etkileyici bir güzelliği var White Beach’in. Aktivite bolluğu yok belki ama eğer bizim yaptığımız gibi iyi yemek yiyip, gündüzü güneşlenerek geçirmek ihtiyacınız olan tek şeyse Boracay çok iyi bir tercih. Hem ileriki günlerimizde diğer adalarda yeterince yorulacaktık, biraz enerji toplamanın hiç sakıncası yok 🙂


You may also like...

4 Responses

  1. GRİ LADY says:

    Yazım diliniz çok çok güzel … O kadar güzel paylaşmışşınız ki , görmüş gibi hissediyor insan havasını , suyunu…
    Çok şanslısınız , yaptığınız yolculuklar harika … Dilerim gidenlerden olurum ben de … Sevgiler.

  2. sukran says:

    Merhaba
    Önümüzdeki ocak-şubat için filipinler planı yapıyorum. 10 gün gibi bir süremiz var. Boracay Adası fazla turistik ve kalabalık mı? Aradığım az turist, sakinlik, doğa ve daha lokal bir şeyler. El Nido, Palawan ve köpekbalığı dalışı için oslob, Cebu. Boracay’ı da plana dahil etmeli miyim ne dersiniz?

    • Bekran says:

      Merhaba, Boracay dediğiniz gibi turistik ve kalabalık maalesef. Her geçen yıl da daha çok artıyor turist sayısı. Sakinlik arıyorsanız Palawan yakınlarındaki Bugsuk Adası, Saluag Adası, Omapuy Adası mükemmeldir. El Nido’nun güzel tarafı bot turları, lagunlar görmeye değer kesinlikle. Köpekbalığı dalışı için çok bilgim yok maalesef. Ama balina köpekbalığı görmek istiyorsanız Bohol’e komşu Panglao Adası’nı tercih edebilirsiniz 🙂

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.